İpek Yolu'ndan Sanayi Şehrine Evden Eve Nakliye Sektörü - Röportaj

Bugün Evden eve taşımacılık sektörünün duayenlerinden Sistemli Taşımacılık Firmasının Kurucusu Osman Günaslan ağabeyimizle bir sohbet gerçekleştireceğiz.

Gaziantep.net: Biliyorsunuz Gaziantep büyük bir sanayi şehri, Geçmişte de İpek Yolu etkisi vardı. Tüm bu süreçte ev taşıma nasıldı? Bize biraz bilgi verir misiniz?

Osman Günaslan: Evden eve taşıma sektörü diğer sektörlere göre yeni bir sektördür. Önceleri -1970 öncesinden bahsediyorum- ev taşıma ile ilgili bir sektör yoktu. Bu işi şehrin hamalları yapardı. Önceleri evlerdeki eşyalarda kalabalık değildi. Çoğu evde çamaşır makinesi, bulaşık makinesi olmazdı. Buzdolabı da çok azdı. Mobilyalar da yaygın olarak ağır değildi. Toplumda yardımlaşma kültürü de daha diri idi o zamanlar. Tüm bunlardan dolayı böyle bir sektöre ihtiyaç duyulmadı.

Gaziantep.net: Tam da sormak istediğim noktaya geldik ne oldu da nakliye sektörüne ihtiyaç duyuldu bu sektör canlanmaya başladı?

Günaslan: Aslında bu birden olmadı. Biraz bu işin tarihine bakmak gerek. 1950’li yıllarda modern anlamda caddeler ve çevresinde apartmanlar yapılmaya başlandı. Tabi bunlar sınırlıydı. Bir sektörü besleyecek sirkülasyondan yoksundu. Asıl ivmeyi 1980 li yıllardan yaşamaya başladık. Türkiye genelinde ve Gaziantep özelinde kırdan kente göç hızlandı. Ucuz üretilmiş apartmanlar hayatımıza girmeye başladı. Ama şunu söylemezsem haksızlık olur. Bizim apartman kültürümüzde bile geniş balkon, kiler alanları geleneksel yaşamın izlerini yaşatmaya devam eder. Bu apartmanların artması hamalların yetişemeyeceği kadar bir iş yükünün oluşmasının önünü açtı. Hem gelişen teknoloji ve ekonomi bazı eşyaları evlerde standart hale getirdi. Bu durum taşınmaların bir profesyonel desteğini zorunlu kılmaya başladı. 2000 li yıllara geldiğimizde sektör etiyle kemiğiyle oluşmuştu. Sadece evden eve taşıma amacıyla kullanılan kamyonlar, yüksek katlara kadar çıkan yük asansörleri, eşya paketlemek için kullanılan ambalaj malzemeleri ve en önemlisi de bu işi yapan insanların branşlaşması oldu.

Gaziantep.net: branşlaşma ile neyi kastettiniz?

Günaslan: Önceleri taşıma işini yapan hamallardı. Elbette zor olmakla birlikte uzmanlık gerektirmeyen bir meslekti. Şimdi biz evden eve taşıma sektöründe çalışanların yaptığı işi hamallık olarak nitelersek meseleyi doğru anlatmış olmayız. Şimdi nakliye aracında şoför var. Şoförün nakliye aracını sürmek için farklı bir ehliyet tipine ihtiyaç var. Sertifikalara ihtiyacı var. Şimdi her nakliye aracında bir mobilya ustası bulunur. Çünkü artık her evde ciddi miktarda mobilya var. Onların sökülüp takılması gerek. Nakliyecinin en önemli zorluklarından biridir bu. Mobilyayı herkes söküp takamaz. Şimdi siz bu adamların yaptıklarını hamallık seviyesine indirgeyebilir misiniz? Tabii ki hayır. Bir de asansörü kuran ve eşyaları yukarı çeken ve aşağıya indiren teknik eleman var. Branşlaşmadan kastettiğim bunlardır.

Gaziantep.net: Rica etsem muhterem babanızın sektör seçiminize katkısından bahseder misiniz?

Günaslan: Benim için babadan bahsetmek biraz da şöyle hissettiriyor, ne kadar onun hakkında konuşsam da onu yeterince anlatamayacağım duygusunu oluşturuyor kalbimde. Rahmetli babacığım, Anteplilerin tabiriyle Çerçilik yapardı. Eskiden Çerçilik at, eşeksırtında köyleri dolaşarak iğneden ipliğe ne varsa satardı. Gezgin bir esnaflık. Babamın ise küçük bir kamyoneti vardı. Onunla şehirden aldığı malzemeleri ki bunun içinde yok yoktu. Sebze de vardı, zücaciye de bazı ev eşyaları da. Hatta bazı köylerden yumurta alır diğer köye satardı. Ara ara da bazı ev eşyalarını ücreti mukabili taşırdı. Bizim nakliyeciliğimizin ilhamı babamın tüm ailemizi geçindirdiği küçük kamyonetiyle yaptığı eşya taşımalarıydı.

Dönemin kamyoneti
Dönemin kamyonetleri görsel temsilidir.

Gaziantep.net: Uzunca sektörün geçmişinden konuştuk Osman Günaslan bugüne bakıp geçmişle mukayese ettiğinde ne görüyor?

Günaslan: Eski zorluklar daha çok teknik zorluklardı. Yollar dar, el emeği fazla ve taşıma asansörleri yoktu. Sektörde bu kadar firmada rekabette yoktu. Eskiden tüm ev taşıyanlar bir birini tanırdı. Şimdi ise Google’a baktığımda sürekli yeni firmalar görüyorum. Hepsiyle tanışmak istesem ciddi bir mesai yapmam lazım. Günümüz açısından bakarsak artık teknik anlamda ciddi ilerlemeler var. Hem araçların kalitesi arttı, süspansiyonları iyileşti hem de taşıma asansörleri çok yüksek katlar kadar ulaşabiliyor. Az önce söylediğim branşlaşma oluştu. Ayrıca sigorta garantileri geldi. Bunlarda önemli gelişmelerdir. Artık bu iş bir uzmanlık alanı. Şimdi asıl zorluk rekabette.

Gaziantep.net: Son sorumuz da şu olsun. Sektöre yeni başlayan gençlere ne söylemek istersiniz?

Günaslan: Velinimetiniz müşteridir. 3 kuruş fazla kazanacağım diye müşterinizi kırmayın derim. Paketlemesi yapılmadık bir eşya bırakmayın. İnsan duygusal bir varlıktır. Bir arkadaşım var aldığı tüm arabalara isim koyar. Yani demek istediğim siz eşyalara iş olarak bakarsınız. Hâlbuki o eşyalar birçok kişi için çeşitli hatıralar barındırır. Siz o eşyaları korumakta ve güzelce sağlam şekilde evine teslim etmekte ne kadar titizlik gösterirseniz emin olun ki müşteriniz bu konuda samimiyetinizi anlayacaktır. O müşteri daima sizindir.

Advertorial